5 Ekim 2017 Perşembe

Küreselleşen Dünyadan Küresel Cevap

Merhaba arkadaşlar bütün dünyayı ilgilendiren bir konuya değinmek istiyorum, dünya nüfusundaki artışın gıda talebine etkisi . ama ilk olarak doğru soruyu sormamız gerek. Coğrafyacı olarakta araştırmanın ilk adımı doğru soruyu sormaktır. Dünya nüfusunun gıda güvenliğine nasıl bir etkisi vardır? Bu sorunun cevabını sizlere sunacağım umarım yardımım olur.


Dünya nüfusundaki artış devam ederse gelecekte bizi gıda güvenliği acısından iyi şeyler beklemiyor. Prof. Dr. İbrahim Ortaş’ın yayınlamış olduğu yazıya bakarsak , dünya nüfus hızı ve artan gıda talebine karşın artmayan tarım alanları gelecekte insanlığın gıda güvencesi kaygısını en üst düzeyde gündeme getirmektedir. Yani arkadaşlar Pof. Dr. İbrahim Ortaş ‘a göre, şuanda enerjiyi elinde tutmak isteyen insanoğlu gelecekte artan gıda ihtiyacına karşı bu enerjiyi de elinde tutmak isteyecektir. Ayrıca bunun bir  diğer  problemi ise artan nüfusa göre insanların yerleşim yeri için tarım topraklarını amaç dışı kullanması giderek tarım topraklarının azalmasına neden olmaktadır böyle devam ederse  ileride bir  küçük bahçeye yada tarım toprağına muhtaç olacağız artan nüfusun talebi çok fazla nüfus artıkça talep artıyor ama üretimi devam ettirecek ham madde elinde yoksa neyi üretmeyi düşünüyorsun. BM'nin yaptığı açıklamaya  göre, 2050 yılında dünya nüfusu 10  milyar kişi olacak. Bu artışın da beraberinde gıda üretimi etkileyecek buna göre sadece gıda değil bana göre su ve diğer doğal kaynaklara da aynı oranda muhtaç olacağız. BM'nin dediğine göre bu artan nüfusunda büyük çoğunluğu şehirlerde olacağa için şehirlerin tarım toprakları ve doğa üzerinde en büyük etkisi olacağı düşünülmektedir. Buna bakılırsa arkadaşlar  artan nüfusla beraber zararlı gazlar daha da artacak  böylece yaşanan küresel iklim değişiklerinde  de aynı oranda artış olacaktır iklim değişmelerindeki artışın etkisiyle doğal afetlerin yani hızlı yağışlar, seller, kuraklık gibi olaylar baş gösterdiğinde ise bu gıda savaşları daha da baş gösterecek. Mevcut verilere bakıldığında 2050 yılında bile dünya nüfusunun yüzde 80-85’ i az gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerde yaşayacak. Uzmanlara göre, eğer dengeli bir gelir dağılımı hedefi ile düşük karbonlu kalkınma modeline geçiş sağlanmazsa dünya kaynaklarının artan nüfusa hızla artan nüfusu kaldırması mümkün değil. Bu açıklamaya göre arkadaşlar , artan  nüfusa bağlı olarak dengeli bir şekilde ülkelerin gelir dağılımını düzeltmesi ve sera gazları, araçlardan çıkan ve karbondioksit miktarını artıracak her türlü maddenin azaltılması hatta kullanımının bırakılması gibi ana önlemler çok ama çok geç olmadan alınmalıdır.

Bu durumu ülkemiz acısından değerlendirsek gelecekte Türkiye'nin çölleşmesi ve fakirleşmesi görülebilir. Türkiye 1930’lı yıllarda 15 milyondu bugün 2016 da ise 78 milyon. Bu hızla giderse uzmanlar ülkemizin nüfusunun 2050 yılında 110 milyon olacağını söylüyor. Bütün bu nüfus artışı üst kısımda da değindiğimiz gibi daha fazla gıda talebi, daha fazla yerleşim yeri daha fazla enerji gereksimi demekti. Bu artan talepler sonucu doğa ve yaşam bundan büyük bir şekilde etkilenecek. Bunun sonucunda artan ihtiyaç ile ülkenin su ihtiyaçları ve tarım alanlarının amaç dışı kullanılması sonucu ülkemizi çöl ve kurak bir son beklemekte bunu değiştirmek ise sadece Türkiye'nin gelişmişlik düzeyine ve bilincine bağlıdır.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun iklim değişikliği ve dünya nüfusuna ilişkin açıkladığı verilere göre, iklim değişikliği tüm dünya nüfusunu ilgilendiren en önemli konudur. İklim değişikliği sadece iklimleri değil ekolojik düzene mahvedecek ve doğal kaynakların tükenmesine neden olacaktır. Türkiye iklim değişimleri ve toprakların erozyona uğrama potansiyeli ile en tehlikeli coğrafyada olup ve eğer önlem alınmazsa büyük sorunlara neden olacaktır.

Özet olarak anlatmam gerekirse arkadaşlar, dünya ve türkiye nüfus artış hızı azalma eğilimine girmiş görülüyor ancak dünyanın nüfusu hala çok fazla özellikle Asya ve Afrika artan nüfus yüzünden gıda olarak zayıf durumda bir bütün olarak insanın enerji talebi ve besin isteği küresel iklim değişikliğini tetikliyor ve bunun bize dönüşü sel, fırtınalar,heyelanlar ve doğal kaynakların tükenmesi olacaktır. Bu bağlamda nüfus iklim ilişkileri araştırılmalı ve sürekli takip edilmelidir. Tarım ve toprak biliminde ise araştırmalar desteklenmeli. Burada nüfusun ne kadar önemli olduğu ve nüfusun bu kadar nitelikli şekilde gelecek hakkında bize nasıl bilgi verdiğini gördünüz o yüzden nüfusu asla hafife almamak ve araştırılmasını zevkle yapmak gerekir. Dünyana iyi bak ki oda sana baksın. Size yardımcı olabilmişsem ne mutlu bana iyi günler görüşmek üzere.

Kaynakça: http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1001 
Makale Arş.Gör. Rüya KASARCI Türkiye'de nüfus gelişimi.
Prof. Dr İbrahim Ortaş asportas@cu.edu.tr





Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Nüfusun, domino taşı etkisi (Francıs Fukuyama)

Frencis Fukuyama Francis Fukuyama, Olivier Nomellini, Uluslararası Araştırmalar Enstitüsü'nde (FSI) Kıdemli Üyesi ve FSI'nin...