Merhaba arkadaşlar bütün dünyayı ilgilendiren bir
konuya değinmek istiyorum, dünya nüfusundaki artışın gıda talebine etkisi . ama
ilk olarak doğru soruyu sormamız gerek. Coğrafyacı olarakta araştırmanın ilk
adımı doğru soruyu sormaktır. Dünya nüfusunun gıda güvenliğine nasıl bir etkisi
vardır? Bu sorunun cevabını sizlere sunacağım umarım yardımım olur.

Dünya nüfusundaki artış devam ederse gelecekte bizi gıda
güvenliği acısından iyi şeyler beklemiyor. Prof. Dr. İbrahim Ortaş’ın
yayınlamış olduğu yazıya bakarsak ,
dünya nüfus hızı ve artan gıda talebine karşın artmayan tarım alanları
gelecekte insanlığın gıda güvencesi kaygısını en üst düzeyde gündeme
getirmektedir. Yani arkadaşlar Pof. Dr. İbrahim Ortaş ‘a göre, şuanda enerjiyi
elinde tutmak isteyen insanoğlu gelecekte artan gıda ihtiyacına karşı bu
enerjiyi de elinde tutmak isteyecektir. Ayrıca bunun bir diğer
problemi ise artan nüfusa göre insanların yerleşim yeri için tarım
topraklarını amaç dışı kullanması giderek tarım topraklarının azalmasına neden
olmaktadır böyle devam ederse ileride
bir küçük bahçeye yada tarım toprağına
muhtaç olacağız artan nüfusun talebi çok fazla nüfus artıkça talep artıyor ama
üretimi devam ettirecek ham madde elinde yoksa neyi üretmeyi düşünüyorsun.
BM'nin yaptığı açıklamaya göre, 2050
yılında dünya nüfusu 10 milyar kişi
olacak. Bu artışın da beraberinde gıda üretimi etkileyecek buna göre sadece
gıda değil bana göre su ve diğer doğal kaynaklara da aynı oranda muhtaç
olacağız. BM'nin dediğine göre bu artan nüfusunda büyük çoğunluğu şehirlerde
olacağa için şehirlerin tarım toprakları ve doğa üzerinde en büyük etkisi
olacağı düşünülmektedir. Buna bakılırsa arkadaşlar artan nüfusla beraber zararlı gazlar daha da
artacak böylece yaşanan küresel iklim
değişiklerinde de aynı oranda artış
olacaktır iklim değişmelerindeki artışın etkisiyle doğal afetlerin yani hızlı
yağışlar, seller, kuraklık gibi olaylar baş gösterdiğinde ise bu gıda savaşları
daha da baş gösterecek. Mevcut verilere bakıldığında 2050 yılında bile dünya
nüfusunun yüzde 80-85’ i az gelişmiş yada gelişmekte olan ülkelerde yaşayacak.
Uzmanlara göre, eğer dengeli bir gelir dağılımı hedefi ile düşük karbonlu
kalkınma modeline geçiş sağlanmazsa dünya kaynaklarının artan nüfusa hızla
artan nüfusu kaldırması mümkün değil. Bu açıklamaya göre arkadaşlar ,
artan nüfusa bağlı olarak dengeli bir
şekilde ülkelerin gelir dağılımını düzeltmesi ve sera gazları, araçlardan çıkan
ve karbondioksit miktarını artıracak her türlü maddenin azaltılması hatta
kullanımının bırakılması gibi ana önlemler çok ama çok geç olmadan alınmalıdır.
Bu durumu ülkemiz acısından değerlendirsek gelecekte
Türkiye'nin çölleşmesi ve fakirleşmesi görülebilir. Türkiye 1930’lı yıllarda 15
milyondu bugün 2016 da ise 78 milyon. Bu hızla giderse uzmanlar ülkemizin
nüfusunun 2050 yılında 110 milyon olacağını söylüyor. Bütün bu nüfus artışı üst
kısımda da değindiğimiz gibi daha fazla gıda talebi, daha fazla yerleşim yeri
daha fazla enerji gereksimi demekti. Bu artan talepler sonucu doğa ve yaşam
bundan büyük bir şekilde etkilenecek. Bunun sonucunda artan ihtiyaç ile ülkenin
su ihtiyaçları ve tarım alanlarının amaç dışı kullanılması sonucu ülkemizi çöl
ve kurak bir son beklemekte bunu değiştirmek ise sadece Türkiye'nin gelişmişlik
düzeyine ve bilincine bağlıdır.
Birleşmiş Milletler Nüfus Fonunun iklim değişikliği ve
dünya nüfusuna ilişkin açıkladığı verilere göre, iklim değişikliği tüm dünya
nüfusunu ilgilendiren en önemli konudur. İklim değişikliği sadece iklimleri
değil ekolojik düzene mahvedecek ve doğal kaynakların tükenmesine neden
olacaktır. Türkiye iklim değişimleri ve toprakların erozyona uğrama potansiyeli
ile en tehlikeli coğrafyada olup ve eğer önlem alınmazsa büyük sorunlara neden
olacaktır.
Özet olarak anlatmam gerekirse arkadaşlar, dünya ve türkiye nüfus artış hızı azalma eğilimine girmiş görülüyor ancak dünyanın
nüfusu hala çok fazla özellikle Asya ve Afrika artan nüfus yüzünden gıda olarak
zayıf durumda bir bütün olarak insanın enerji talebi ve besin isteği küresel
iklim değişikliğini tetikliyor ve bunun bize dönüşü sel, fırtınalar,heyelanlar
ve doğal kaynakların tükenmesi olacaktır. Bu bağlamda nüfus iklim ilişkileri
araştırılmalı ve sürekli takip edilmelidir. Tarım ve toprak biliminde ise
araştırmalar desteklenmeli. Burada nüfusun ne kadar önemli olduğu ve nüfusun bu
kadar nitelikli şekilde gelecek hakkında bize nasıl bilgi verdiğini gördünüz o
yüzden nüfusu asla hafife almamak ve araştırılmasını zevkle yapmak gerekir. Dünyana iyi bak ki oda sana baksın. Size yardımcı olabilmişsem ne mutlu bana iyi günler görüşmek üzere.
Kaynakça: http://www.tuik.gov.tr/PreTablo.do?alt_id=1001
Makale Arş.Gör. Rüya KASARCI Türkiye'de nüfus gelişimi.
Prof. Dr İbrahim Ortaş asportas@cu.edu.tr
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder